AdıM_EşKiYa..Aşk,bir eşkiyanın hayata itirazıdır. susarsa çatışma, konuşursa savaş, yazarsa destan, severse devrim olur... şimdi söyle bana, ben eşkiya olmayayım da ne olayım.

25/3/2007 - Bremin

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/2/2007 - HüZüN GöZLüM

HüZüN GöZLüM

Olmuyor olmuyor be hüzün gözlüm
Karanlık gecelerdeyim kalmadı umudum
Tek tek tükeniyor kimsesiz  zamanım
Acılar içinde küçücük yüreğim
Yeter yeter be hüzün gözlüm

Ayrılığı protesto ediyorum
Dünler bitti yarınlara güveniyorum
Lal olur birden dilim
Izrabımı atar gelirim
Ebediyen olurum hep senin
Leyla ben sende ol mecnunum benim

 

SENİ sensiz yaşayamam be sevgilim....

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/2/2007 - SiLvaN

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/9/2006 - Eşkiya

Kategori: Siirler

EŞKİYA......

Kaçagım eşkiya aşklar yaşarım durmadan
Kaşla göz dagla uçurum arası...
Konar göçerim
Sürgünlügümü yurtlanmaz yerleşik sevdalar...
Sıgsın isterler defnelerim küçücük saksılarına
Yetmez dag başlarının teslimiyeti istenir
Ya katli Ya ihanetim.....
Bilmezler bir başka bir yol oldugunu
Yani ben eşkiya
Her yanı pusu
Gözlerimde ki dumanlı daglara sevdam
Zülfümde gölgeye sıgınmam bundandır...
O zaman keyif çatarım silah diye sevdagının doruguna
Buzullar erir nehirler yatak degiştirir
Sevdalarımı ışıklarında yıkarlar
Sonrada yürekleri seslerinde gürül gürül akarlar
Çıplak suretleri dag başlarını resmeder
O den iklim degişir güzün olur
Yüregimden gayrısına sır vermedigim dogrudur
Kaçaklık bu hadi gel şahrudum
Daglara gölge verelim.....
Gögüsüm tahtasının altı ol
Yoksa vuracak beni hasretin bir tenhada
Yakışırmı bi kaçaga eceliyle ölmek......

 

Kaçağım...

Yasası olmadı
Yürüdüğüm yolların
Yolların hepsi eşkıya adını verdi bana
Bana ait olmadı bu zaman
Yanlış çağın insanlarıyız ya
Sana yürüyecektim hayallerimde
Hayallerinde yasası varmış
Kime göre bu yasalar
Kime göre bu işlenen sesiz cinayetler
Kimler sağır olmadı ki
Duymamak için eşkıyaların çığlıklarını
Bende sağar oldum
İşlenen sesiz cinayetlere
Duymuyorum görmüyorum
Ölüyor muyum?
Yoksa yaşamak için mı sessizliğim
Kaçaklığıma ağlayacaktım
Ama unuturmuşlar ağlamayı
Ağlamayı da bilmiyorum artık
Bir eşkıya ancak göz yaşlarını içine akıta bilirmiş?
Eşkıyalık işte ne yer ne yurt sahibi
Eşkıya ancak bir dağ köyünde öle bilirmiş?
Yoktur ki onun mekanı
Ölmek için mekan aramıyorum
Ben bir eşkıya’yım

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/8/2006 - EŞKİYA

Kategori: Siirler

Doru atına binmiş
vurur kamçısını dört nala
rüzgar gibi geçer zamanı
bulutların içinden...
kavuşmak ister yavuklusuna
efkarlı
oturur çeşme başında
tabakasını çıkarır
bir sigara sarar
hasretini sarar kuru tütünle beraber...
bir elinde sarma tütün
diğerinde dört kenarı işlemeli çehre
yavukludan hatıra
koynunda saklayacağı bir ömür...
ulaşmak için ulaşılmayana
biner tekrar doru atına
bir mermi geçer
uçarken dört nala
şimşek gibi
sağ omzundan...
eşkiyadır yolunu kesmiş
pusu kurmuş sevdasına
kitapta yazmaz kaçmak
çeker silahını
hasretiyle beraber
kurşun sıkar
karşılık verir eşkiyaya
gözlerinde sevgilinin hayali...
yol vermemiş eşkiya
uzanmış dağların kucağına
kavuşamamış ulaşamamış
ulaşılmayana yasaklısına...
aylar sonra bulmuşlar
hafif bir tebessüm dudaklarında
yüreğinde sevdası
parmaklarında son hatıra...
sevgiliden!...
bir yiğit yiğitçe sevdalı
yitip gitmiş dünlerde
sevdası ve kavgası kalmış yarına
bana... sana... ona... bize...
hepimize...

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bizim, her ayrılık vakti beyefendi gözlerimizden çaresiz bir eşkiya süzülür Dağdan değil, yardan düşen ömrümüzle, yollara inip haraca bağlasak da sevgileri Fakiriz ya; mutluluk bize hep çok görülür.

Son Yazılarım

Bremin
HüZüN GöZLüM
SiLvaN
Eşkiya
EŞKİYA

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

sonyakaris